Okul eğitimini mühendislik ve benzeri teknik disiplinlerden mezun olarak bitirmiş kişilere “İletişim”, “Tartışma”, “Toplantı yönetimi”, “Müzakere”, “Sunuş teknikleri” gibi becerileri değil, iş dünyası ile ilgili bazı konulardaki temel kavramları aktarmak amacıyla hazırlanmış bu seminer, şirketlerde değişik departmanlar arasında ortak dil oluşmasına yardımcı olmaktadır.
Asıl amacı kesinlikle;
“Dört yıllık işletme eğitiminde verilen bilgileri üç güne sığdırıp,
mühendisleri aynı zamanda işletmeci yapmak”
olmayan bu seminerde, sadece önemli bazı konulardaki temel bilgiler (Organizasyon, İK, Geleneksel Pazarlama, Yaratıcı Pazarlama/CRM, Satış, Finansal Yönetim, vb) gerekli ve yeterli düzeyde tartışılmaktadır.
Çoğu şirkette işin temelinden değil, boyasından ve cilasından başlayan “İnsan Kaynakları Yönetimi” kavramı, bugüne kadar tüm yöneticileri “Davranış”, “Duygusal Zekâ”, “İletişim”, “Beden dili”, “Koçluk”, “Yaklaşım” gibi kulağa hoş gelen ve net bir sorumluluk yüklemeyen birtakım becerilerle teçhiz etmenin öncelikli olduğunu savunmuştur.
Bu konuları sürekli olarak gündeme getirmiş ve “Beceri” eğitimi alan yöneticilerin, “İnsan yönetimi” konusunda gerekeni yerine getireceği varsaymıştır. Ancak bu becerilerin iş hayatında başarıyla uygulanabilmesi için kuruluşlarda ücretlendirme ve performans değerlendirme gibi önemli konuların bir sistematiğe bağlanması, “Keyfi” olarak yürütülmemesi ve yöneticilerin bu konuda ilk aşamada “Bilgi” sahibi olması gerekmektedir.
Bu gerçekten hareketle hazırlanmış olan bu program, insan kaynakları dışındaki yöneticilere, altlarında çalışanlarla “Nasıl” konuşacaklarını değil, öncelikle “Ne” konuşacaklarını öğretme amacıyla oluşturulmuştur.
Bu program, finans dışındaki yöneticilere, aslî görevlerini icra ederken asla kullanmayacakları nakit yönetimi, likidite, bilanço, muhasebe, borsa, vergilendirme ve para piyasaları gibi geleneksel finans konularını “İki günde öğretmek” ve bu konuda yarım yamalak bilgi ile uluorta konuşmalarını sağlamak değil, uluslararası köklü kurumlarda onyıllardır başarıyla kullanılan finansal yönetim pratikleri ile ilgili “Farkındalık oluşturmak” amacıyla oluşturulmuştur.
Gittikçe ciddileşen rekabet ortamının yanı sıra, enflasyonun da düşmesiyle birlikte sona eren “Kolay para kazanma” döneminin sona ermesi, çağdaş iş dünyasının koşullarına uymak zorunda kalacak olan işletmeleri çok yakında bu iş pratiklerini benimsemeye zorlayacaktır. İşte bu ortamda, uygun süreç ve sistemlerle desteklenen yepyeni bir bakış açısının tüm çalışalar tarafından benimsenmesi yolunda atılacak ilk adım, bu seminerin konusu olan “Farkındalık”ı kazandırmaktır.