Rubikon’u Geçmek
Uçakla giderken, yolculuğun bir noktasında, öyle bir yere gelinir ki, burası “Geri dönüşü olmayan nokta” dır. Uçağın yakıtı kalktığınız havaalanına geri dönmenize yetmez artık. İleriye doğru uçmak ve nereye varmayı hedefliyorsanız oraya varmak zorundasınızdır. Geriye dönmek artık imkansızdır.
Aslında her kurum, bir zaman diliminde, bu sınıra gelir . Yani “Geri dönüşü olmayan noktaya” ya da “Tehlike sınırına”. Bu noktada yapılabilecek tek şey vardır. Başta belirlediğiniz hedefe kararlılık ve cesaretle ilerlemeye devam etmektir.
Değişim sözcüğü, günümüz dünyasında, yaşamın her alanında kurumları ve bireyleri etkisi altına almıştır. Özellikle, yirminci yüzyılın son çeyreğinde başlayan;
- Küreselleşme ve artan rekabet,
- Bilgi, telekomünikasyon ve üretim teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişmeler,
- Yeni oluşan pazarlar ve değişen toplum yapıları,
- Değişen müşteri beklentileri ve yaklaşımları,
- Uluslararası ve bölgesel entegrasyonlar,
kurumların geri dönüşü olmayan noktalarını daha belirgin hale getirmiştir. Kısaca, günümüz iş dünyasında, kurumlar için Rubikon geçilmiştir. Artık geriye dönüş diye bir kavram yoktur. Yeni koşullara göre yapılanmak ve daha da önemlisi hedefe yani ileriye, inanç, sabır ve cesaret ile ilerlemek kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.
Rubikon olarak, amacımız;
- Kuruluşların gelişim çizgilerinde, İşletme olarak başladıkları noktadan, önce Şirket sonrasında Kurum olma çabalarına katkı sağlamak,
- Kuruluşların, Kurumsal ve Bireysel Gelişim Programları ile desteklenip hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak
- Eski alışkanlıkların oluşturduğu güvenlik alanından, korkulardan arınılmış bir biçimde tanımlanabilir risk alma cesaretlerine sahip olunması konusunda destek olmaktır.
Bu sayfaya bağlı sayfalar.